Adli psikoloji nedir sorusu kapsamında şu açıklama yapılabilir. Psikoloji ve hukuk alanlarının kesişimi kapsamında incelemeler yapan psikoloji dalı, adli psikoloji olarak tanımlanmaktadır.

 Amerikan Psikoloji Birliği, kısaca APA, adli psikoloji için şu tanımlamayı kullanmaktadır.
“Adli psikoloji, hukuk ve psikoloji kapsamında ortaya çıkan bir alt alandır…hukuk ile adalet sistemi kapsamında yüzleşilen soru ve meseleler karşısında psikolojinin bilimsel ve mesleki bilgi donanımının uygulanması amaçlanır.”

Adli Psikoloji ve Tarihsel Gelişimi

Adli Psikoloji ve tarihsel gelişimi incelendiğine öne çıkan başlıca açıklamalar bulunmaktadır. Tarihçe kapsamında başlıca adli psikoloji açıklamaları şekildedir.

Adli psikolojinin kökeni nedir sorusuna cevap olarak adli tıp ve psikoloji bilimleri verilebilir. Adli psikoloji, çok uzak olmayan bir zamanda ortaya çıkmıştır. Psikoloji bilimi kapsamında bir alt alan olarak 2000’li yıllarda tanımlanmıştır.

Adli psikoloji dalı, yakın bir zamanda ortaya çıkmış olsa da hukuk-psikoloji-adalet üçlüsü arasındaki ilişkinin eskilere dayandığı bilinmektedir. Bu kapsamda örnek olarak; işlediği bir suç dolayısıyla bireyin nasıl sorumlu tutulabileceği, bunun için hangi özelliklere sahip olması gerektiğinin incelenmesi verilebilir. Bu örneğin içeriği doğrultusunda farklı hukuk sistemleri kapsamında tarih boyunca filozofların birçok tartışmalarına şahit olunmuştur.

Akıl hastalıkları ve suç arasında I4. yüzyıldan önce ilişki kurulduğu gözlemlenmiştir. Akıl hastalıklarının ve bireylerin işlediği suçların nedeni olarak şeytani güçler gösterilmiştir. Akıl hastaları ne yaptıklarını bilmedikleri halde bu kapsamda eylemlerinden sorumlu tutulmuşlardır.

Tarihte, delilik gerekçesiyle ilk kez 1505 yılında İngiltere’de bir ceza yargılaması kapsamında beraat kararı verdiği görülmektedir. Buna rağmen söz konusu hukuki kural, yazılı şekilde kabul edilmemiştir.

McNaughten davası tarihte önemli bir gelişme olarak görülmektedir. Bu dava ile 1843 yılında ilk kez, ceza davalarında, davalı yerinde akıl sağlığına sahip olmadığı gerekçesiyle cezai sorumluluğun ortadan kalktığına dair bir prensip kabul edilmiştir. 

Modern psikolojinin kurucusu kabul edilen Wilhelm Wundt, 1879 yılında ilk psikoloji laboratuvarını kurmuştur. Wundt, psikoloji laboratuvarında yetiştirdiği, deneysel metot üzerine uzmanlaşan psikologlar bazı mahkeme süreçlerine katılmaya başlamıştır. Yetişen psikologlar, suçların aydınlatılması konusunda rol almaya başlamıştır.

Önemli Adli Psikologlar

Önemli adli psikologlar arasında önemli isimler bulunmaktadır. Adli psikoloji kapsamında başlıca şu isimler ön plana çıkmaktadır.

  • Von Schrenk Nortzing
  • James McKeen CATELL
  • Hugo MUNSTERBERG
  • W. Marston
  • K. Marbe

Von Schrenk Nortzing

Tarihteki ilk adli psikolog kimdir sorusuna cevap olarak Von Schrenk Nortzing verilmektedir. Nortzing, 1896 yılında Leipzig’de kurulan bir mahkemede ilk defa adli psikolog unvanı ile yer almıştır.

Nortzing yer aldığı dava kapsamında bazı sonuçlara vararak bu doğrultuda bir uzman görüşü sunmuştur. Vardığı sonuçlar şu şekildedir. Tanıklar suça ilişkin basında yayınlanan haberlerden etkilenmektedir. Bu yüzden tanıklar olay konusundaki orijinal anıları ile haberlerde okuduklarını karıştırıyor olabilmektedir.

James McKeen CATELL

J.M. Catell 1860-1944 yılları arasında yaşamıştır. Nortzing ile aynı yıllarda Wundt’un laboratuvarında eğitim almıştır. Daha sonra ABD’ye giderek görgü tanıklarının ifadelerinin doğruluğunun nasıl arttırılacağı kapsamında yeni yöntemler geliştirmeye çalışmıştır.

Hugo MUNSTERBERG

Hugo Munsterberg, 1863-1916 yıllarında yaşamış bir adli psikologtur. Wundt psikoloji laboratuvarı sayesinde yetiştirilen bir psikolog olarak görgü tanıklığı üzerine çalışmıştır. Amerikan yargı sistemi kapsamında çalışan jürilerin nasıl karar verdiği üzerine araştırmalar gerçekleştirmiştir.

W. Marston

W. Marston, Munsterberg’in öğrencisi olan bir psikologdur. Marston, 1915 yılındaki araştırmasıyla tanınmıştır. Bu çalışmada, yalan söyleyen kişilerin sinir sistemleri ve işleyişi üzerinde uyarılmaya bağlı bazı değişiklikler gözlemlemiştir. Böylelikle, ilk poligraf yani yalan makinesi Marston tarafından icat edilmiştir.

K. Marbe

K. Marbe, 20. yüzyılın başlarında ABD’de ilk kez bir hukuk mahkemesinde uzman görüşü bildirmiştir. Olayda, bir makinistin treni durdurabilmesi için tehlikeyi fark ettiği süre ile treni durdurması arasında belli bir zaman geçebileceğini belirtmiştir. Ceza davaları dışında adli alanda psikologlardan faydalanılması, ilk kez bu dava ile gerçekleşmiştir.

Adli psikolojinin temel ilk ders kitabı Royo tarafından yazılmıştır. 1932 yılında yayınlanmıştır. Ispanyol psikiyatr Royo, ilk temel ders kitabını yazmış olsa da adli psikoloji alandaki bilimsel çalışmalar ikinci dünya savaşı boyunca yavaşlama göstermiştir.

Lisansüstü ilk hukuk-psikoloji programı 1970’li yıllarda İspanya’da oluşturulmuştur. Uluslararası ilk bilimsel toplantılar da 1970’li yıllarda düzenlenmeye başlanıştır.

Amerikan Psikoloji Birliği ,1981 yılında kendi bünyesinde hukuk-psikoloji alt alanını tanımlamıştır.

Adli alanda çalışma prensipleri ve meslek etik kuralları belirlenebilmesi 1991’de mümkün olmuştur.

Adli psikoloji; 2001 yılında resmen, tam anlamıyla bir uzmanlık alanı şeklinde tanımlanmıştır.

Avrupa Psikoloji ve Hukuk Derneği’nin 1990 yılında kurulması ile adli psikolojinin Avrupa’daki gelişimi resmî şekilde görünür olmuştur.

Sosyal değişimler ve genel psikoloji alanında yaşanan gelişmeler sayesinde adli psikoloji alanın gelişmeye devam etmiştir.

Sosyal psikoloji, bireyin karar verme süreçleri ve bireyin davranışları üzerindeki grup davranışlarının etkilerine dair yapılan incelemeler sayesinde gerçekleşen ilerlemeler adli alanın işleyişine de yansımıştır.

Feminizm dalgasının 1960’lı yıllardan itibaren neden olduğu toplumsal hareketler sayesinde aile içi şiddet ve çocuk istismarı gibi geçmişte ihmal edilmiş konular önem kazanmaya başlamıştır.

İlk adli psikologlar, 1970’li yıllarda özellikle çocuk istismarı konusunda toplumsal farkındalık arttıkça adli alanda çok daha fazla vaka ile karşılaşmışlardır. Adli alanda çalışan psikologlar bu kapsamda özellikle cinsel istismar konularına dair geçerli ve güvenilir değerlendirme metotları geliştirme ve yeni yöntemler uygulamaya ihtiyaç duyulduğunu gözlemlemişlerdir.

ADLİ PSİKOLOJİNİN KONUSU

Adli psikolojinin konusu nedir sorusuna yönelik başlıca şu başlıklarda çalışılması verilebilmektedir.

  • Hükümlü ve tutuklu halde olan bireylerin davranışları,
  • Mağdur haldeki bireyler,
  • Sanıklar ve tanıkların mevcut durumları,
  • Sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmaması,
  • Çocuğun velayetinin verilmemesi gereken kişiler ve durumlar.

Adli psikoloji kapsamında bu konular üzerinde değerlendirmeler yapılmaktadır.

Psikolojik değerlendirmeler kapsamında genel olarak gönüllülük prensibi aranmaktadır. Adli psikolojik değerlendirmeler kapsamında ise gönüllülük koşulu aranmamaktadır. Bu alan kapsamında daha çok gizlilik konularına dair sorunlarla ilgilenilmektedir.

Adli psikologlar nasıl çalışır?

Adli psikologlar nasıl çalışır net şekilde anlamak için şu açıklamalardan faydalanılabilmektedir. Adli psikolg sıfatıyla görevli kişiler aşama sırasıyla;

  • Ulaştıkları bilgileri bir rapor haline getirir ve ilgili makamlara sunar. Bu bir zorunluluktur.
  • İlk olarak kendinin psikolog olduğunu ve değerlendirme yapacağını söyler. Rehabilitasyon yapmadığı konusunda özellikle bilgi verir.
  • Görüşmenin neden yapıldığını ve nasıl kullanılacağını görüştüğü kişiye belirtmekle yükümlüdür.

Adli psikolog olarak görev yapan uzmanlar elde ettikleri bilgilerin gizliliğini korumak ve yetkisiz kişilerin eline geçmesini önlemek amacıyla her tür önlemi almak zorundadır.

Adli psikoloji uygulamaları kapsamında bazı durumlar karşılaşışında psikoloji ve hukuk değerleri arasında çatışma gözlemlenebilmektedir. Bu doğrultuda değerlerin hangisi öncelikli şekilde incelenmelidir sorusu adli psikoloji etiği tarafından cevaplandırılmaktadır.

Çalışma Alanları

Adli psikoloji kapsamında Türkiye’de hizmet veren çeşitli kurum ve kuruluşlarda adli psikologlar incelemeler gerçekleştirmektedir. Örnek olarak verilebilecek kurum ve kuruluşlar şu şekilde sıralanabilir.

  • Adli Tıp Kurumu,
  • Aile ve çocuk mahkemeleri gibi Adalet Bakanlığı Mahkemeleri,
  • Denetimli Serbestlik birimleri,
  • Ceza ve İnfaz Kurumları.

Ek olarak, gereken şartları taşıyan adli psikologlar mahkemelerde bilirkişilik görevini de üstlenebilmektedirler.

Adli Tıp Kurumu

Adli Tıp Kurumu, resmi bilirkişilik kurumudur. Bireyin ruh sağlığı ve yaşının küçüklüğü doğrultusundaki konularda ihtisas kurulları kapsamında psikologlar görev almaktadır. Psikologlar, bağlı bulundukları kurul üyeleriyle kendilerinden değerlendirmeleri istenen durumları inceler.  Adli tıp kurumuna sevk edilen sanık ve mağdurlar için çeşitli ölçme ve değerlendirme araçları psikologlar tarafından uygulanmaktadır.

Aile Mahkemeleri

Aile Mahkemeleri bünyesinde çalışacak uzmanlar 4787 sayılı Kanun kapsamında tanımlanmaktadır. Kanunun beşinci maddesine göre aile mahkemesinde çalışan uzmanlar şu şekildedir.

  • Sosyal çalışmacı,
  • Psikolog,
  • Pedagog.

Psikologlar sıklıklar görüşme ve gözlem teknikleri doğrultusunda kişilerin, aile ve grupların psikolojik durumlarını incelemektedir. Bu kapsamda tespitlerde bulunmayı amaçlar. Bu nedenle psikologlar, objektif testler uygulayarak sonuçları bir rapor halinde hazırlamaktadır. Ayrıca; rehabilitasyon, psikolojik destek ve psiko – eğitim doğrultusunda çalışmalar yürütmektedirler.

Aile Mahkemelerinde Uzmanlardan Yararlanılan Konular

Aile Mahkemelerinde Uzmanlardan Yararlanılan Konular nelerdir sorusu şu başlıklar ile cevaplandırılabilir.

  • Uluslarası sözleşmeler kapsamında çocuğun mahkemece dinlenmesi,
  • Velayet,
  • 6284 sayılı yasa doğrultusunda verilmiş görevler,
  • Çocuk ve birlikte yaşamadığı ebeveyn ile arasındaki kişisel ilişkinin düzenlenme şekli,
  • Evlat edinme,
  • Evliliğin devam etmesi ihtimalinin bulunup bulunmadığı.

Bu kapsamda aile mahkemeleri yönergesi incelenmelidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, 5. ve 7. Maddeler, önemlidir. 5. Madde, her aile mahkemesine, birer pedagog, sosyal çalışmacı ve psikolog atanması gerektiğini belirtmektedir. Atanılacak kişiler için tercih edilen özellikler şu şekilde belirtilmiştir.

  • Evli ve çocuk sahibi olmak,
  • Otuz yaşını doldurmak,
  • Aile sorunları alanında lisansüstü eğitim almak.

Söz konusu özellikler uzmanların atanması için şart olmasa da tercih nedenidir.

Çocuk Mahkemeleri

Çocuk Mahkemeleri Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun ile uzman çalıştırma usulü ilk defa düzenlenmiştir. Kanunun 30. Maddesi kapsamında, her çocuk mahkemesinde öncelik sırasıyla uzmanlar atanması öngörülmektedir. Uzmanlar; pedagog, psikiyatr, sosyal hizmet uzmanı veya yardımcısı ve psikolog unvanı taşıyan kişilerden oluşmaktadır.

Çocuk mahkemesi ile çocuk ağır ceza mahkemelerinde; sosyal çalışma görevlisi olarak çalıştırılacak kişilerin belirli şartları sağlaması gerekmektedir. Örnek olarak; çocuk hukuku, çocuk ve aile sorunları ile çocuk suçluluğunun önlenmesi alanları kapsamında en az lisans öğrenimi görmüş olmaları gerektiği verilebilir.

Söz konusu mahkemelerde sosyal çalışma görevlisi bulunmadığı takdirde diğer kamu kurum ve kuruluşlarında veya serbest çalışan sosyal çalışma görevlilerinden faydalanılacağı belirtilmiştir.

Sosyal çalışma görevlilerinin Kanuna göre vazifeleri şu şekilde sıralanabilmektedir.

  • Yargılanan çocuk hakkında ve içinde bulunduğu koşullar konusunda değerlendirmeler yapmak,
  • Çocuğun özelliklerini incelemek,
  • Çocuğun toplumda nasıl yapıcı bir rol üstlenebileceğini araştırmak,
  • Yararları olabilecek toplumsal kaynakları tanımak ve taramak,
  • Sosyal inceleme yaparak incelemeleri raporlamak,
  • Çocuğun ifadesinin alınırken ya da çocuk sorgu altındayken yanında yer almak,
  • Çocuk hâkimlerinin verdiği Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki diğer görevleri yapmak.

“Denetimli Serbestlik” Birimleri

Denetimli serbestlik birimleri kapsamında yer alan kurumlarda personel olarak psikologlar, sosyologlar, sosyal hizmet uzmanları, öğretmenler gibi uzmanlar ve gönüllü çalışan kişiler bulunmaktadır.

Denetimli serbestlik kurumları, öfke suçları ve madde bağımlılığı gibi nedenlerle hüküm giyenlerin, uyumlu olmayan ve sağlıksız davranışlarının giderilmesi için çalışır. Bireyler daha çok kendine zarar vermesi ya da çok ciddi olmayan suçlar işlemeleri nedeniyle denetim serbestlik birimlerinden faydalandırılmaktadır.

Kısaca, suçlu bulunan bireyler serbesttir ama düzenli olarak denetimli serbestlik kurumları tarafından denetlenerek eğitilirler. Böylelikle bu bireylerin toplum ile tekrar uyumlu hale gelmesi ve bir toplum hayatına sahip olmaları amaçlanmaktadır.

Psikologlar, denetimli serbestlik kurumlarında çok önemli rollere sahiptir. Bu kapsamda önemli görevleri olarak şunlar gösterilebilir.

  • Vaka yönetimi çalışması yapmak
  • Suçluların kendilerine ve topluma yönelik zararlı davranışlarını bitirebilmek amacıyla tedavi kapsamında rol almak.

Psikologların özellikle legal ve klinik unsurların iç içe geçtiği bir alanda çeşitli görevler üstlendiği görülmektedir. Örnek olarak, yeni gelen mahkeme kuralları doğrultusunda yol kat etme verilebilir. Bir diğer örnek, psikologların suçlularla iletişim, psikolojik destek ve tedavi, hukuk mercilerine yani mahkemelere rapor sunma gibi görevleri olabilmektedir. Görev sıralaması şu şekildedir.

  • Görüşülen her birey için psikologlar bir dosya tutar.
  • İyileşme süreci düzenli şekilde izlenerek bu dosyaya kaydedilir.
  • İlerleme kaydedilirken belirli kurallara uyulur.
  • Detaylı bir rapor hazırlanır.
  • Rapor sonucun doğrultusunda, görüşülen bireyin ilerleme kaydedip etmediği raporda belirtilir.
  • Rapor sonucunda ilerleme kaydeden bireyler için denetimli serbestlik uygulamasını başarıyla tamamladığı belirtilir.
  • Denetimli serbestlik uygulamasını başarı şekilde tamamlayamayan bireyler için ilerleme kaydedilmediği belirtilen rapor sonucu mahkemeye sunulur.

Ceza İnfaz Kurumları

Ceza infaz kurumların bünyesinde psikososyal yardım servisi çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Psikososyal servis uzmanları, kişilerin kendileri ve yaşadıkları sosyal çevreleriyle bağlantılı psiko-sosyal özellikler içeren çalışmalarda bulunmaktadır.

Psikososyal yardım servisleri kapsamında psikologlar ve sosyal çalışmacılar görevlendirilmektedir. Bu kapsamda uzmanların çalışmalar esnasında kullandığı başlıca teknikler şu şekilde sıralanabilir.

  • Mesleki metot ile inceleme,
  • Problem çözme,
  • Gözlem yapma,
  • Görüşme gerçekleştirme,
  • Rapor yazma,
  • Dosyalama.

Ceza İnfaz Kurumları’ndaki çalışmalar şu başlıklarda sınıflandırılabilmektedir.

  • Hükümlü-tutukluya yönelik hizmetler,
  • Personele yönelik hizmetler,
  • İdari görev kapsamında yetki ve sorumluluklar,
  • Diğer mesleki çalışmalar.

Bilirkişilik ve Adli Psikoloji

Bilirkişilik ve Adli Psikoloji arasında sıkı ilişikler gözlemlenebilmektedir. Bilirkişilik nedir sorusunun cevabı kısaca şu şekildedir. Bir kapsamda ihtiyaç duyulan çözüm için uzmanlık, teknik ve özel bilgi gerektiren durumlarda oyu ve görüşü, sözlü ya da yazılı şekilde alınan kişidir. Bilirkişilik kapsamında psikologlardan faydalanılmaktadır. Adli psikologlar, bilirkişilik kapsamında sık olarak görevlendirilmektedir. Bunun nedeni olarak mahkeme hakimlerinin özellikle adli olaylar kapsamında bilirkişi olarak adli psikolog görüşüne başvurmak istemesi verilebilmektedir.

Psikiyatrik ve psikolojik bilirkişilik genel olarak medeni hukuk ve ceza davaları kapsamında yapılmaktadır.

Bilirkişi olarak yapılan görüşmeler, terapötik bir amaç güder. Görüşmeler genel olarak bilgi toplama amacıyla yapılmaktadır. Bilirkişiler ve görüştükleri bireyler, verilen bilgilerin dava kapsamında kullanılacağı konusunda bilgilendirilmektedir.

Emniyet ve Jandarma Teşkilatları

Emniyet ve jandarma teşkilatları bünyesinde suça sürüklenen çocuklara yönelik özel çocuk şubeleri kurulmuştur. Bu kapsamda teşkilatın üyelerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetleri verilmesi amacıyla uzmanlar ve psikologlar görevlendirilmiştir.

Mahkemelerde görülen davalar kapsamında sık sık psikologların uzmanlıkları ve görüşlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Psikologlar mahkemelerde hangi konularda değerlendirme yapar ve incelemeleri nelerdir sorusu için şu örnekler verilebilir.

  • Hüküm giyen veya gözaltında tutulan kişilerin nasıl davrandıkları,
  • Hükümlü ve gözaltındaki bireylerin davranışları kapsamında duygusal strese maruz kalıp kalmadıkları,
  • Ailedeki ebeveynlerden hangisi çocuğun velayetini almalıdır sorusu,
  • Bir sanık mahkemede kendi savunmasını yapabilmek için yeterli zihinsel kapasiteye sahip midir sorusu.

Adli tıp enstitüleri, ıslahevi ve hapishane gibi kurumların hukuk uygulama birimleri kapsamında lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip oldukları takdirde çalışmaktadırlar. Doktora derecesini almış bireyler ise başlıca şu kurumlarda çalışmakta veya danışmanlık yamaktadırlar.

  • Psikoloji bölümleri,
  • Hukuk fakülteleri,
  • Mahkemeler,
  • Araştırma organizasyonları,
  • Hukuk uygulama birimleri,
  • Islahevleri,
  • Toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlar.

Psikologlar hukuk sistemi içerisinde özellikle rehabilitasyon ve ıslah etme hizmetleri kapsamında önemli bir görev üstlenmektedir. Suç işlemiş olan bireylerin topluma tekrar kazandırılması ve çocuklar ile çalışmalar yürütülmesi konularında psikologların rolü önemlidir.

Nasıl Adli Psikolog Olunur?

Nasıl Adli Psikolog Olunur sorusu için şu açıklamalar yapılabilmektedir. Adli psikolog olabilmek için en önce psikolog unvanı almak gerekir. Bunun için de bir üniversitenin psikoloji bölümünden mezun olmak şarttır. Daha sonra adli mekanizma içerisinde bulunan, mahkeme, cezaevi gibi kurumlardan birinde psikolog olarak göreve başlamak gerekir. Türkiye’de adli psikolog olmak için gereken şartlar bu şekildedir. Türkiye için adli psikolog unvanı taşımak yeterli görülür ve mesleki ve etik anlamda ilave herhangi bir ek eğitim alma ve başarıyla tamamlama şartı aranmaz. 

Adli psikolog olmak, dünya  genlinde farklı şartları sağlama zorunluğu göstermektedir. Örnek olarak mesleki ve etik anlamda ilave eğitimler alınması verilebilir. Yakın zamanda Türkiye’de adli psikolog olma şartları konusunda dünya geneline benzer uzmanlık eğitimi gibi ilave şartlar getirilmesi beklenmektedir.

ADLİ PSİKOLOJİ EĞİTİMİ

Yüksek Lisans – Doktora

Adli psikoloji eğitimi kapsamında yüksek lisans ve doktora başlığı incelenmelidir. Türkiye’de psikologlara yani psikoloji bölümü mezunlarına yönelik adli psikoloji yüksek lisans ve doktora programları düzenlenmektedir. Bu kapsamda farklı içerikler ile eğitim veren okullardaki programlar başarıyla tamamlandıktan sonra alınan unvanlar farklı olabilmektedir. Eğitim sonrasında alınan unvanlar; güvenlik bilimleri uzmanı, psikoloji uzmanı, , güvenlik bilimleri doktoru veya adli bilim uzmanı şeklinde olabilmektedir. Yüksek Lisans – Doktora eğitimine başlamadan önce iyice düşünülmesi, ayrıntılı araştırma yapılması ve okullarla iletişime geçilmesi bu yüzden çok önemlidir. Yüksek lisans ve doktora programları gerçekleştiren başlıca kurumlar şu şekildedir.

  • Güvenlik Bilimleri Enstitüsü,
  • Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsü, 
  • İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü,
  • Ankara Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü,
  • Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

ETİK ve Adli psikoloji

ETİK ve Adli psikoloji kapsamında yapılabilecek açıklamalar şu şekildedir. Adli psikoloji bilim dalında uzmanlaşan adli psikologlar, etik kavramı konusunda hassasiyet göstermek zorundadır. Adli psikologlar başlıca şu mesleki etik kuralları kapsamında çalışmaktadır.

  • Ahlaki kararlar yargılanmamalıdır.
  • Psikologlar, otoritelerini kendi sosyal ve politik ideolojilerini geliştirmek için suiistimal etmemelidir.
  • Sunulan kanıtlar, verilere ve genel olarak kabul edilmiş teorilere dayandırılmalıdır.
  • Kanıtlar sunulurken karşıt düşünceli bir azınlık olabileceği göz önünde tutulmalıdır.
  • İlgili makamlara gereken bilgileri vermelidir.

Uzmanlık çalışmaları kapsamında psikologlar, tanık rolü üstlenebilmektedir. Uzmanlık alanındaki yeterliliğini geliştirmeye devam etmelidir.

Psikologlar, kendi meslek grubu kapsamında kayda değer kitle tarafından desteklenmez ise bireysel teorilerini kanıt gibi göstermekten kaçınmalıdır.

Adli psikoloji, adli psikologlar için bazı yasal riskler almalarını gerektirebilmektedir. Hasta-terapist ilişkisi kapsamında riskler söz konusu olabilmektedir. Örnek olarak, adli psikolog tarafından hazırlanan olumsuz değerlendirme raporu sonucunda, görüşülen bireyde olumsuz duygular gözlemlenmesi verilebilmektedir.

Adli psikoloji kapsamında psikologlar, değerlendirmelerini kayıt altında tutmayı ihmal etmemelidir. Yaşanan olaylar not almak ve kayıt tutmanın çok önemli bir olduğunu göstermiştir. Adli psikologlar bu yüzden aldıkları eğitim doğrultusunda değerlendirme yaparken, kuramsal ve psikometrik anlamda veri toplama araçlarının standardizasyon şartlarına uygun olmasına dikkaet etmelidir.

Psikolog, kayıtları kapsamında kararlarını doğrulayacak yeterli bilgiye yer vermelidir. Herhangi bir tutarsızlık var olduğunda psikolog, değerlendirme raporunu ve değerlendirmesini neye dayandırdığı gibi detaylara yer verdiği raporun son bölümünü gösterebilmelidir.

Son olarak, adli psikologların değerlendirme sonuçlarını yasal süreçlere uygun şekilde, bilimsel incelemeler ve psikoloji kuramları çerçevesinde açıklayabilmelidir.

Referanslar ve Yardımcı Kaynaklar:

  • Pykett, Jessica. (2018). Forensic Neuropsychology. 10.1002/9781118650868.ch34.
  • Fabian, John. (2018). Forensic Neuropsychology and Violence. 10.1002/9781118650868.ch32.
  • Serafim, Antonio & Saffi, Fabiana & Silva, Thais & Almeida, Camila & Hokama, Erica & Barros, Daniel & Dias, Alvaro. (2015). Forensic neuropsychological assessment: A review of its scope. Revista de Psiquiatria Clinica. 42. 63-67. 10.1590/0101-60830000000049.
  • Golden, Charles & Lashley, Lisa. (2014). Forensic Neuropsychological Evaluation of the Violent Offender. 10.1007/978-3-319-04792-8.
  • Bush, S.S.. (2005). Ethical issues in forensic neuropsychology: Introduction. 4. 1-9. 10.1300/J151v04n03_01.
  • Guilmette, Thomas & Hagan, Leigh. (1997). Ethical considerations in forensic neuropsychological consultation. The Clinical neuropsychologist. 11. 287-90. 10.1080/13854049708400457.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here