Gestalt Psikolojisi Prensipleri. Gestalt Kuramı Nedir? Gestalt İlkeleri Nelerdir?

Gestalt kelimesi birçok insan tarafından duyulmamış olabilmektedir. Gestalt nedir sorusuna cevap verebilmek amacıyla geştalt psikolojisi prensipleri kapsamında açıklamalar yapılabilmektedir. Bu kapsamda, gestalt kuramı nedir ve gestalt ilkeleri nelerdir gibi gestaltizm kapsamındaki diğer sorular da cevaplandırılmış olacaktır.

Gestaltizm ya da yaygın anılma şekliyle gestalt psikolojisi, ilk kez Almanya’da ortaya çıkan bir psikoloji dalıdır. 20. Yüzyıl’ın ilk yarısında ortaya çıkmıştır. Gestaltizm kelimesinin kökeni de bu çerçevede Almanca bir kelime olan Gesatl kelimesinden gelmektedir. Gesatl kelimesi için form, konfigürasyon anlamı ile tanımlanmaktadır.

Gestalt, bir psikoloji teorisi olarak, bilişsel süreçler kapsamında algı ve algısal örgütlenme konularına özellikle odaklanmıştır. Gestaltizm, kaos içinde gözüken bir dünyada, hangi kurallara dayanarak anlamlı bir algıya sahip olunduğunu anlamayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda gestaltizm ana prensip olarak, zihnin gördüğü şeyler kapsamında kendi kendini gördüğü şeyleri bütün olarak algılamaya organize ettiği görüşünü kabul etmektedir.

Gestalt kuramı, davranışçıların ve yapısalcıların atomcu görüşüne karşı bir hareket şeklinde gelişme sergilemiştir. Bu kuramın öncülerinden biri Wertheimer olarak düşünülmektedir. Almanya’da ortaya çıkan özgün ilkeler benimseyen Gestalt kuramı, ileriki dönemlerde çeşitli ülkelere yayılmıştır.  Özellikle kısa zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nde ilgi görmeye başlamıştır. Gestalt, Türkçe anlamı tam olarak verilebilmiş bir kelime değildir. Buna rağmen tam olmasa da Türkçe’de geştalt kelimesine anlam karşılığı olarak bütüncül kelimesi kullanılmaktadır.

Gestalt Kuramı hakkında verilen bilgiler kapsamında detaylı açıklamalar yapılabilmektedir. Gestalt psikolojisi ve prensipleri doğrultusunda şu açıklamalardan faydalanılmaktadır.

İçerik Haritası

  • GESTALT KURAMI NEDİR?
  • GESTALT İLKELERİ NELERDİR?
  • Yakınlık İlkesi:
  • Benzerlik İlkesi:
  • Tamamlama (Kapatma) İlkesi:
  • Simetri İlkesi:
  • Ortak Kader İlkesi:
  • Devamlılık İlkesi:
  • İyi Gestalt İlkesi (Prägnanz İlkesi):
  • Geçmiş Deneyim İlkesi:

Gestalt Kuramı Nedir?

Gestalt kuramı, ilk defa 1912 yılında Wertheimer tarafından Almanya’da yayınlanmış bir makale ile ortaya sürülmüştür. Gestaltizm, bir diğer adıyla gestalt psikolojisi, temel prensipleri Wertheimer’in makalesi ve 2 diğer bilim insanının katkılarıyla geliştirilmiştir.

Temel Getsalt prensipleri, Köhler, Koffka ve Wertheimer tarafından geliştirilmiştir. Üç bilim insanının yaptığı açıklamalardan, gestalt kuramı kapsamında anlaşılan şudur. Bütün parçalar toplamından farklı bir anlam ifade etmektedir ve kişi, bütünü parçalarına ayrıştırarak algılamak yerine bütünlük içinde algılamaktadır.

Anlam için özünde bütünlük, şekil ve biçimdir denmektedir. Bir davranışın parçalarına bölünmesiyle, o davranışın anlam ile niteliği değişmekte ve bütünlüğü bozulmaktadır. Örnek olarak, bir göldeki su zerreleri incelendiğinde, su zerreleri her saniye değiştiği halde nehrin varlığını sürdürmeye devam etmesi verilebilir. Bir diğer örnek insan ve toplum üzerine verilebilmektedir. İnsanlar bir toplum içerisindeki yaşam süreçlerinde doğmak, büyümek ve ölmek durumundadırlar. Toplum ise varlığını sürekli şekilde korumaya devam etmektedir.

Gestaltizm

Gestaltizm ve savunduğu görüşlerin daha iyi şekilde anlaşılması için bir örnek de şu şekilde verilebilir. Bilgisayar kelimesini b-i-l-g-i-s-a-y-a-r şeklinde harflerine bölmek anlamının kaybolmasına neden olacaktır. Gestatlt ilkeleri, doğada gerçekleşen olaylar ve var olan nesneler konularında anlam verebilmek için en küçük parçalar yerine bütünü yani daha büyük parçaları incelemek gerektiğini savunmaktadır.

Gestalt kurucusu olarak anılan Wertheimer, uyarıcı değişkenleri tanımlayarak açıklamıştır. Tanımlamaları ve açıklamaları kapsamında belirli uyarıcılar nasıl gruplanır, ne şekilde yapılandırılır ve yorumlanma yolları nelerdir gibi sorulara cevap vermiştir.

Algısal değişmezlik kavramının anlaşılması gestalt kuramı ve ilkelerinin anlaşılması konusunda son derece yardımcı olacaktır. Bir obje, farklı koşullar altında farklı değil aynı şekilde algılanmakta ise algısal değişmezlik söz konusudur. Örnek olarak çiçekler verilebilir. Uzakta bulunan bir çiçek küçük ve yakında bulunan büyük göründüğü halde, çiçek dendiğinde farklı çiçek türleri akla gelebilse de her zaman büyük ve küçük gibi ayrım yapılmadan aynı şekilde algılanmaktadır. Gestalt yaklaşımı, algı için, temel özelliği zihinde oluşan bir süreç şeklinde tanımlama yapmaktadır. Bu doğrultuda, çevreden gelmekte olan uyarıcılar tarafından duyu organlarının uyarıldığı ve böylelikle sinirsel iletimin gerçekleşmesiyle beyine ulaşarak duyum ve algılama meydana geldiği ifade edilmektedir.

Gestalt psikologları, davranışçı psikologlara zıt bir tutum sergilemiştir. Davranışsal yaklaşımı benimseyen psikologlar uyaran ve tepki ilişkisine odaklanmaktadır. Gestaltizm takipçileri psikologlar ise bilişsel süreç ve organizasyonu kapsamında bir anlayış elde etmeye çalışmaktadırlar. Gestalt psikologları; insan algısı, birçok uyaran tarafından gerçekleştirilen karışık bağlar sonucunda ortaya ürün çıkartır görüşünü savunmuştur.

Gestalt etkisi

Gestalt etkisi nedir sorusuna; beynin eğri, çizgi ve noktalar gibi özellikle basit ve bağlantısız unsurları görsel şekilde bir araya getirmesi ve bu sayede tanıdık, bütün figürler meydana getirme kabiliyeti cevabını vermektedir.

Davranışçı kuram, öğrenmeyi yalnızca uyarı ve sonuç ilişkisi kapsamında değerlendirirken; gestalt psikolojisi, uyarıcılar arasında zihin tarafından bir örüntü yani bağlantılar kurulduğu görüşünü savunmaktadır.

Gestalt yaklaşımı kapsamında verilebilecek bazı örnekler şu şekilde sıralanabilir. Tatlı çok fazla yenirse bundan sonra yenecek bir meyve çok tatlı olsa bile daha az tatlı algılanacaktır. Buzlu sudan çıkartılan el, ılık suya sokulduğunda sıcak su gibi algılanmaktadır. Sıcak sudan çıkartılan el, ılık suya sokulduğunda ise su olduğundan daha soğuk su algılanır.

Algı ve Gestalt

Algı kelimesini inceleyerek gestalt kuramına neden ihtiyaç duyulduğu konusunda fikir sahibi olmak mümkündür. Duyu organları vasıtasıyla, dikkatin yöneltildiği herhangi bir şeye dair bilgiler edinme eylemi algı olarak tanımlanmaktadır.

Gestalt prensipleri, genel olarak algı ve algıya dair bilgileri barındıran kuramın ilkeleri şeklinde tanımlanabilir Gestalt kuramı ve Gestalt psikolojisi üzerine açıklamalar farklı başlıklarda devam edebilmektedir.

GESTALT İLKELERİ NELERDİR?

Gestalt kuramı, gestalt okulu şeklinde de anılabilmektedir. Okul, psikolojik araştırmalar konusunda yeni bir yaklaşım tanımlamak için çalışmıştır. Bu doğrultuda kuramsal ve bilimsel metodolojiye dayanan prensipleri benimsemiştir.

Gestaltizm, 20. Yüzyıl ilk zamanlarında, parçalara ayırma yoluyla analizler yapılan geleneksel bilimsel çalışmalara karşı çıkmıştır. Teorik ve metodolojik ilkeler benimsemiş ve bir ekol haline gelmiştir.

Görsel algıyı açıklamak amacıyla faydalanılan Gestalt İlkeleri, Gestalt kuramının ana bileşenlerini oluşturmaktadır. İlkeler şu şekilde sıralanabilir.

  • Benzerlik İlkesi
  • Ortak Kader İlkesi
  • Devamlılık İlkesi
  • İyi Gestalt İlkesi (Prägnanz İlkesi)
  • Geçmiş Deneyim İlkesi
  • Tamamlama (Kapatma) İlkesi
  • Yakınlık İlkesi
  • Simetri İlkesi

Benzerlik İlkesi:

Benzerlik ilkesi, ilkeye göre parçalar birbirine benzediği takdirde, bu parçaların algısal olarak birbirleriyle gruplaştığını açıklamaktadır. Algı sıraları oluşumu benzerlik ilkesi kapsamında açıklanır. Söz konusu ilke kapsamında benzerliklerin ortaya çıkmasını etkileyen unsurlara örnek olarak; gölgelendirmeler, renkler, şekiller verilebilmektedir.

Ortak Kader İlkesi:

Nesnelerin düzgün bir yörünge doğrultusunda ilerlemekte olan sıralar şeklinde algılandığını açıklayan ilke, ortak kader ilkesidir. Gestaltizm ekolü psikologları, bireylerin yörünge doğrultusundaki hareketli unsurların oluşturduğu nesneyi algılamasını, görsel duyu şekilleri kullanarak keşfetmişlerdir. Aynı yörünge üzerindeki bir araya gruplanmış nesneler ve birbirleriyle aynı hareket eğiliminin ifade edilmesi için ortak kader ilkesi kullanılmaktadır.

Devamlılık İlkesi:

Gestalt kuramı prensipleri arasında yer alan devamlılık ilkesi, objelerin parçalarının bir grup oluşturduğu şeklinde algılanma eğiliminde olduğunu savunur. Bu nedenle bir objenin parçaları, yan yana konumlandırılsa algısal bütünlük ortaya çıkacağı görüşünü belirtmektedir. İki obje için kesişme gibi bir durum var ise insanların bu iki objeyi ayrı iki bölünmemiş nesne şeklinde algılayacağını söyler.

Devamlılık ilkesi, uyarıcıların kesiştikleri halde bile ayrı görünmeyi süreceğini savunmaktadır. İnsanların, belirgin ve kolayca anlaşılabilir yön değişimleri olan objeleri grup olarak gördüğünü ve bir tek nesne şeklinde  algılama eğiliminin daha az olduğunu belirtir.

 İyi Gestalt İlkesi (Pragnanz İlkesi):

Pragnanz yasası, iyi gestalt ilkesi veya pragnanz ilkesi olarak anılabilmektedir. Yasa, bir nesnenin parçaları yalın, sıralı ve düzenli şekilde bir örüntü oluşturduğu takdirde grup oluşturuyor gibi algılandıklarını ifade eder.

İyi Gestalt ilkesi, insanların gerçekliği en yalın şekliyle görebilmek amacıyla dünyayı algılarken yabancı ve karmaşık değerlendirdiklerini ortadan kaldırdığını savunur. Konu dışı uyarıcıların dikkate alınmaması insan zihninin çevresini anlamlandırabilmesini sağlamaktadır.

Anlamın algılama sırasında, aklın konumsal ilişkilere kıyasla daha üstün tuttuğu evrensel düzen unsurları yardımıyla oluşturulduğu açıklanmaktadır.

Pragnanz ilkesi, gestalt teorisi kapsamında temel kabul edilen netlik düşüncesini vurgulamaktadır. Bu yüzden Pragnanz Yasası olarak da isimlendirilmektedir. Pragnanz, Almanca bir kelimedir. Tükçe’de; düzenlilik, belirginlik, özlülük ve netlik anlamlarına gelir.

Geçmiş Deneyim İlkesi:

Geçmiş Deneyim İlkesi, görsel uyarıcıların bazı koşullarda geçmiş deneyimler doğrultusunda sınıflandırıldığını ifade eder. İki objenin, çok geçmeyen zaman aralıklarıyla ya da mekansal yakınlık içinde gözlemlenmesi durumlarında bu objelerin birlikte algılanma ihtimalinin yüksek olacağı belirtilir.

Tamamlama (Kapatma) İlkesi:

Kapatma ya da tamamlama ilkesi şeklinde anılan geştalt prensibi, nesnelerin tamamlanmadığı hallerde bile insanların tamamlanmayan nesneleri bütün olarak algılayacağını savunur. Bir resim, şekil ve harf gibi algılanacaktır.

Resmin bütününde bazı parçalar yoksa bile insanların algısının eksik görsel parçaları tamamlayacağı anlatılır. Akıl, bir şekli uyaranların etrafındaki düzeni arttırmak için tamamlar, şekli duyu vasıtasıyla tamamlanmış şekilde algılamak için değil.

Yakınlık İlkesi:

Yakınlık, bireylerin farklı nesneleri birbirine yakın olanları gruplandırarak algıladığını savunan ilkedir. Gündelik hayatta, ilişkili yönlerin vurgulanması amacıyla kullanılan reklam sembolleri yakınlık ilkesi kapsamında sık karşılaşılan bir örnek olabilmektedir.

Simetri İlkesi:

Simetri ilkesine göre akıl, objeleri bir merkez çevresinde simetrik şekilde algılamaktadır. Nesnelerin simetrik şekilde gruplanması algısal anlamda memnuniyet verici olmaktadır.

Birbiriyle bağı olmayan iki simetrik parça var ise akıl, uyumlu biçimde algılamak amacıyla parçaları birleştirmektedir. Bütün oluşturmak için gruplandırılan parçalar objeler arasında algılanan simetrik benzerliği arttırabilmektedir.

Referanslar ve Yardımcı Kaynaklar:

  • Woody, William & Viney, Wayne. (2017). Gestalt Psychology. 10.4324/9781315544403-17.
  • Ehrenstein, Walter. (2009). Gestalt Psychology. 10.1007/978-3-540-29678-2_1991.
  • Kohler, Wolfgang. (1960). Gestalt Psychology. The American Journal of Psychology. 73. 174. 10.2307/1419149.
  • Boring, E.G.. (1930). The “Gestalt” psychology and the “Gestalt” movement. American Journal of Psychology. 42. 308-315. 10.2307/1415286.
  • Kubovy, Michael. (1999). Gestalt psychology.
  • Malone, John. (2019). Gestalt Psychology and Kurt Lewin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here