Temel Varsayımlar ve Klinik Sonuçları

Şemsiye terimi, tüm psikolojik olayları açıklamak için genel ilkeler oluşturma girişimi sonucunda ortaya  çıkmıştır.

Metapsikoloji, psikoloji biliminin bir alt dalıdır. Tüm psikoloji bilimini kapsayan sistematik ve kapsamlı varsayılabilecek genel bir ilkeler kümesi oluşturma çabasını ifade eder. Metapsikoloji dalı, özellikle deneysel olduğu düşünülen ögelere ek olarak teorik olan ögeleri de içermektedir.

Metapsikoloji

Metapsikoloji aynı zamanda nomotetik psikoloji olarak da bilinmektedir. Klasik Freudcu psikanalitik teoride, metapsikoloji terimi zihinsel süreçlerin başlıca şu yönlerinin analizine atıfta bulunmaktadır.

  • Dinamik yani içgüdüsel yönler, 
  • Topolojik yönler. Bu kapsamda id, ego ve süperego ile ilişki
  • Ekonomik yönler yani psişik enerjinin tahsisi

Metapsikoloji terimi bazen parapsikoloji teriminin eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır. Parapsikoloji, bilimsel olarak oluşturulmuş ilkeler veya doğal yasalar açısından açıklanamayan durumları inceleyen bir alandır. Açıklanamayan ve muhtemelen açıklanamayacak olayları inceleyen parapsikoloji dalının konuları başlıca şu şekildedir.

  • Duyular Dışı algılama, 
  • Önsezi, 
  • Telepati, 
  • Kehanet,
  • Telekinezi.

Parapsikoloji dalı, bu ve bunun gibi paranormal olayların araştırılmasını içeren bir çalışma alanıdır.

Anna Freud’un diyagnostik profilini öğrenmenin, analiz eğitimine yeni başlayan bireyler için çok faydası olacaktır. Bu sayede kazanılacak bakış açısı ile danışanın analitik süreç kapsamında getirdikleri iyi bir şekilde değerlendirme alanı bulur. Bu perspektif psikanalitik düşünce şeklini yerleştirerek bunu analitik sürece katmayı sağlamaktadır.

Psikanaliz sırasında danışanların, başlarından geçen olayları nasıl kişisel bir geçmişe dönüştürdüğü araştırılmaktadır. Bu nedenle danışanların geçmişlerini kendilerine özgü bir şekilde değerlendirme imkanı bulurlar. Örnek olarak, bir ailenin üç çocuğu olsa her bir çocuk için anne ve baba farklı anlama sahip olacaktır.

Sorulması Gereken Sorular

Öncelikle sorulması gereken şey danışanın neden geldiği sorusudur. Görüşmedeki, terapideki, görünüşü, duygudurumu ve tutumları önem arz etmektedir. Danışan tedaviye neden şimdi gelmiştir? Tedaviyi kabul etmiş olmasının açık ve üstü kapalı ne gibi sebepleri bulunmaktadır. Danışanın öyküsü yalnızca bir metin şeklinde ele alınmamalıdır. Öykünün içinden terapiye gelmenin örtülü nedenleri de tespit edilmelidir. Aile öyküsü yeterince alınmalı ve sonrasında hassas noktaların nelerin olduğu anlaşılmalıdır. Bir tarafta danışanın gerçek öyküsü bir tarafta da anlatılan öykü bulunmaktadır.

Danışanla ilgili araştırılacak ve değerlendirilecek ana alanlar şu şekilde sıralanabilir.

1. Dürtü

2. Agresyon

3. Ego

4. Savunma

5. Süperego

6. Fiksasyon noktaları ve regresyonun

7. Çatışma

Dürtü:

Danışanın bu bakımdan hangi düzeyde olduğu araştırılmalıdır. Bu kapsamda, libidinal pozisyon en önemli konular arasında bulunmaktadır. Örnek olarak, dokuz yaşında sınıf birincisi olan bir çocuk altını ıslatmaya hala devam ediyorsa, bu yaşa kadar tuvalet eğitimini neden tamamlamamış olduğu incelenmelidir.

Dürtüler araştırıldığı zaman libidinal dağılım ile karşılaşılacaktır. Örnek olarak; kendine ve nesnelere yaptığı yatırım, kendini algılaması ve birincil narsisizm derecesi verilebilir. 

Hayatta belirlenen hedef kendilik yatırımını belli eder. Kendi özgüvenini sağlamak konusunda başkalarına duyulan ihtiyaç nesne yatırımını ifade eder. Danışanın kendine yatırımı ile başkalarına duyduğu ihtiyaç arasındaki denge değerlendirilir.

Agresyon:

Agresyon konusunda, ne kadar kontrol altında olduğu ve ne kadar bireyin kendi hizmetinde kullanabildiği incelenir. Birey; girişimcilik, iş yapabilme ve cinsellik gibi alanlarda agresyonunu işlevsel olarak kullanabilmekte midir? Danışan yıkıcı agresyonunu ne ölçüde yapıcı agresyona dönüştürebilmiştir? Agresyon, niceliği ve niteliği nedir? Söz konusu durum belli bir libidinal pozisyona uymakta mıdır? Örnek olarak 49 yaşında bir kadın 6 yaşındaki bir kız çocuğunun agresyonunu sergilemekte ise bu durum dikkate alınmak zorundadır. 

Agresyonun yönü ve dağılımı, kendine mi yoksa nesnelere mi yöneliktir, araştırılmalıdır. Danışanın agresyonu ifade etme yöntemi nedir, belirlenmelidir. Fiziksel güç kullanarak mı ifade eder, alay ederek mi? Yoksa sinir krizleri aracılığıyla mı ifade ediyor, dikkat edilmelidir. Hep aynı yönteme mi başvurulduğu aksine çeşitli yöntemler mi kullanıldığı çok önemlidir.

Birey agresyonuyla nasıl baş eder, örnek olarak sabah eşiyle tartışıp öfkelenmesinin ardından gün boyu ne yapar? Boş mu verir yoksa eve dönüp intikam almak için akşamı mı bekler. Önemli ve incelenmesi gereken hususlardır.

Ego:

Ego, değerlendirilme anında fiziksel özellikler önem arz etmektedir. Bir deformite ya da sakatlık söz konusu ise ego gelişimi etkilenecektir. Bazı danışanlar vücutları sanki kendilerinin değilmiş gibi hissederek bu şekilde yürüyebilirler. Böyle bir durum var ise bu danışanın istismara uğramış olabileceği ihtimali akla gelir. Danışan istismar edilme anını bedende bulunan kas hafızasına depolamış olabilir. Freud, nörolojiyle ilgilendiği yıllar boyunca, nöronlarda uyaranlar nasıl algılanır ve depolanır sorularına çok cevap aramıştır.

Danışanın sentez kabiliyeti, belleği, ikincil süreç düşünce yapısı, hareketliliği ve gerçeği değerlendirme yetisi detaylı olarak değerlendirilmelidir. Danışanın tehlikeyi nereden geliyor gibi algıladığı en önemli konulardan biridir. Tehlike dışarıdan mı gelir yoksa içeriden mi veya süperegodan mı gelir, anlaşılmalıdır.

Bu konu kapsamında ilgili çok yaygın bir örnek verilir. 5 yaşında bir kız çocuğu babasına yatağının altında bir canavar olduğunu söyler. Babası kızının yatağının altını ve tüm odayı arar. Canavarı bulamaz. Kız çocuğu hala yatağının altında canavar olduğunda ısrar eder. Bunun üzerine babası odanın her yerini kapatarak canavarın girmesini engellemeye çalışır. Kız çocuğu babasının camları kapattığını, önüne yastıklar koyduğunu gördüğü zaman babasına şunu söyler. Babacım, senin cavnavarın kapalı camdan giremeyebilir ama benimki girebiliyor.

Savunma:

Birey savunma konusunda incelenmelidir. Savunmalar ne kadar olgunlaşmış görünmektedir? Yansıtmalı özdeşim ve masif inkar şeklinde veya bunlar gibi ilkel savunmalar mıdır  entellektüelizasyon ve özdeşim  gibi üst düzey savunmalar mı kullanılmaktadır. Tek bir savunma mı hakimdir yoksa birçok savunma mı kullanabilmektedir? Uyum sağlayabilen savunma mı var, varsa ne kadar uyum sağlayabilmektedir? Uyum sağlama kapsamında kazandıkları ve kaybettikleri nelerdir, çünkü yansıtma aşırı düzeyde kullanıldığında yakınlaşma sağlamak çok zordur. İnkar çok kullanılıyorsa gerçekler çarpıtılmaktadır. Özdeşim çok kullanılıyorsa danışan kendisini tanımlayamayacaktır. Söz konusu bu durum teknik açıdan savunmaların ikincil zararları şeklinde isimlendirilmektedir.

Süperego:

Süperego kapsamında olgunluğuna, yeterliliğine, çarpık olup olmadığına ve yapılanma derecesine bakılmalıdır. Kaynaklar ve fonksiyonlar araştırılmalıdır. Değerlendirilmesi gereken başlıca sorular şu şekildedir.

  • Doyurucu mu, 
  • Bazen çalışıp bazen çalışmıyor mu, 
  • Eleştirel mi, 
  • Etkin mi, 
  • Stabil mi?

Yön ve amaç sağlaması, süperegonun en önemli özelliği olarak bilinmektedir

Fiksasyon noktalarının ve regresyonun muayenesi:

Fiksasyon noktalarının ve regresyonun muayenesi kapsamında üç dönem özellikleri değerlendirilmektedir. Üç dönem şu şekildedir.

  • Oral dönem,
  • Anal dönem,
  • Ödipal dönem.

Borderline yapılanma için her üç alan da zayıf denebilmektedir. Ego son derece güçsüz olduğu için her dönüm noktasında sorun çıkmaktadır. Kendilerini hep tehlikede hisseder ve bunun nedeni zayıflıklar olarak görülür.

Çatışmaların değerlendirilmesi:

Üç ana alana bakılarak çatışmalar değerlendirilir.

İçselleştirilmiş çatışmalar,

İç çatışmalar,

Dış çatışmalar.

İç çatışmalar ile içselleştirilmiş çatışmalar arasında semantik fark vardır ancak tek fark bu değildir. Semantik farklar ile birlikte yapısal farklılıklar da vardır. 

Çatışmalar incelendiğinde öncelikle beraberindeki dürtülerin ne kadar azaldığı araştırılır. Dürtülere örnek olarak şunlar verilebilir.

  • Gözetlemecilik-teşhircilik,
  • Aktiflik-pasiflik, 
  • Sevgi-nefret,
  • Erkeksilik-kadınsılık

Bu ve bunlar gibi çiftler halinde görülen dürtüler ne kadar bir araya gelmiştir? Ne kadar bütünleşmiştir? Tüm bunlar hafifleyerek mi bir araya gelir yoksa ayrı ayrı mı duruyor? Örnek olarak bir psikoanalist önce bir yetişkinle, sonra bir ergenle görüşebilir. Ardından bir sonraki saatte ben ne yapacağım gibi bir korku duymaz.

Yukarıya doğru progresyon kapsamında birleşme ve kaynaşma gözlenmektedir. Aşağı doğru regresyonda difüzyon görülmektedir. İçselleştirilmiş çatışmalarda gözlemlemem suçluluğun oranı önemlidir. Dış çatışmalar hakimse, danışan dışarıdaki çatışmalara tepki olarak bir şey yaptığı zamanlar dışarıdan ne kadar korktuğu incelenmelidir.

Analiz edilecek danışanın önemli özellikleri şu şekilde sıralanabilir.

1.Patolojisinin doğasına ilişkin bir içgörüsü var mıdır? Bunları araştırmak için bir motivasyonu bulunmakta mıdır?

2.Kendini gözlemleyip eleştirebilme becerisine sahip mi?

3.Nesne ilişkileri yeterli düzeyde mi? Nesne libidosunu serbestçe kullanabilmekte midir? İnsanlara bağlanma yetisi bulunmakta mıdır? Aktarım esnasında gerçekliği değerlendirebilir mi?

4.Engellenme toleransı nasıl bir durumdadır? Aktarım kapsamındaki engellenmeye tahammül edebilmekte midir yoksa sürekli ben ne zaman iyileşeceğim diye sormakta mıdır? Bekleyebilme kapasitesi ne durumdadır, zamana ilgi göstermez mi yoksa zamanın uzamasına tahammül edememekte midir?

5.Yeterince gerilim toleransı bulunmakta mı? Ego gücü yeterli mi? Bir defisiti mi bulunmakta? Analiz esnasında savunmaları zayıfladığı anda, çatışmalar yüzeye çıktığı esnada bunları kaldırabilir mi? Yaşama yönelik genel anlamda iyimser bir tutumu yoksa kötümser bir tutumu mu var? Önceden başına gelmiş zorluklara direnç gösterebilmiş mi yoksa kendine zarar mı vererek baş etmeye çalışmıştır? Geçmişte ve şimdide yeterince yüceltme kapasitesi sergilemekte mi? Bir şeyi başka bir şeyin yerine koyma yani deplasman ile doyum sağlayabilir mi?

Danışanlar geçmişini, olayları algıladığı şekilde kurgulamaktadır. Söz konusu kurgudan çıkabilmesi için terapistin tutarlı ve destekleyici olması gerekmektedir. Danışan analiz sayesinde geçmişinin tortularına dönerek uzantıları hisseder. Bu uzantılarla çalışılır. Danışan bu çalışma sonucunda ona sorun yaratan kurgusundan kurtulabilir.

Referanslar ve Yardımcı Kaynaklar:

  • Boag, Simon. (2016). Metapsychology and the Foundations of Psychoanalysis.
  • Kennedy, Gail. (2020). Psychoanalysis: Protoscience and Metapsychology. 10.4324/9780429338403-20.
  • Etchegoyen, R.. (2018). The metapsychology of insight. 10.4324/9780429481864-51.
  • Schafer, Roy. (2018). On “The metapsychology of the analyst” by Robert Fliess. 10.4324/9780429484155-9.
  • Imbasciati, Antonio. (2018). A new metapsychology congruent with neuroscience*. 10.4324/9780429477270-6.
  • Hartmann, Volker. (2019). Metapsychological consequences of the conscious brainstem: A critique of the conscious id. Neuropsychoanalysis. 21. 1-20. 10.1080/15294145.2019.1620628.
  • Gonzales, Karary. (2019). Development and metapsychology of the defense organization of the ego.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here